İlk olarak “iyileşme“ yada “ kansersiz“ tanımı istatistiklerde şu şekilde yazılarak yeniden tanımlanıyor: “ Kanser teşhisinden sonra 5 yıl yaşadı “. Fakat bu durumda hasta 5 yıl içerisinde yine de kanser olabilir. Hastalara kanser tedavisinin sözde başarısını sunan bu tür istatistiklerde, hastanın kaç yıl yaşadığından ziyade, tedavinin gerçek başarısını tespit etmek için “kaç yıl kansersiz“ kaldığını bilmesi son derece önemli bir unsur değil midir?
Gelelim daha da kritik bir noktaya! Hasta bahis edilen 5 yıldan sonra tekrar kanser olursa, hatta ölürse, istatistiklere yine de: “tamamen tedavi edildi ve tamamen iyileşti “ olarak kayıtlara geçiyor! Son derece zeki kelime oyunları ile bu tedavilerin sözde başarı oranı bu şekilde insanlara aktarılıyor.

Başlangıç noktasında olan kanser hastalıkları, hayati tehlikesi olmayan kanser hastalıkları, dolayısı ile tedavisi zaten kolay olan kanser hastalıkları, bu istatistiklere ilk olarak kayıt edilen vakalardır. İleri seviyede kanser olup erken ölen vakalar hiç bir şekilde istatistiklerde kayıda geçmiyor. 1997 de alınan yeni bir kararla, kemo terapiden kaynaklanan ölümlerin, istatistiklere organ / kalp yetmezliği sonucu oluşan ölüm olarak kayıtlara geçiyor.

Bu sinsi manipülasyon kemo, ışın, radyo terapi gibi geleneksel ve zararlı yöntemlerle kanser vakalarının başarısız tedavi edilmesi sonucu oluşan ölüm sayısını kamufle etmek amaçlıdır!

Bunlar da İlginizi Çekebilir